Çayönü, Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde, MÖ ~8630-6800 arasına tarihlenen, Neolitik Devrim'in (avcı-toplayıcılıktan yerleşik tarım ve hayvancılığa geçiş) en önemli tanık sitelerinden biridir. Genetik ve arkeozoolojik çalışmalar, evcil domuzun (Sus scrofa) bu bölgede, Çayönü ve çevresinde evcilleştirilmiş olabileceğini gösteriyor. Site, farklı mimari evrelerle (yuvarlak planlı en eski evlerden, sonraki "hücre planlı" ve "geniş oda planlı" yapılara) kesintisiz bir gelişim gösteriyor. Sitedeki en dikkat çekici ve tartışmalı yapı, "Kafatasları Binası" (Skull Building) olarak bilinen, içinde çok sayıda insan kafatası ve bir kurban taşı üzerinde insan kanı izleri bulunan özel bir yapıdır.
- Çayönü, Neolitik Devrim'in "bereketli hilal" bölgesindeki kilit sitelerinden biri olarak, hem bitkisel tarımın (buğday türleri) hem hayvan evcilleştirmenin (özellikle domuz) erken kanıtlarını sunuyor.
- Sitedeki mimari, zamanla yuvarlak planlı basit kulübelerden, "ızgara planlı", "hücre planlı" ve son olarak "geniş oda planlı" yapılara doğru net bir evrim gösteriyor — bu, arkeolojide nadir görülen kesintisiz bir mimari gelişim kaydı.
- "Kafatasları Binası"nda çok sayıda insan kafatası, ayrı bir taban altı gömü alanı ve üzerinde insan kanı kalıntıları tespit edilen düzgün, cilalı bir taş ("kurban taşı" olarak yorumlanan) bulundu.
- Halet Çambel ve Robert Braidwood liderliğinde, 1964'ten itibaren Türk-Amerikan ortak kazı ekibi tarafından çalışıldı — Türk arkeolojisinin uluslararası işbirliğine dayanan öncü projelerinden biri.
Bitkisel Tarım
Çayönü'nde bulunan bitki kalıntıları, yabani ve erken evcil buğday türlerinin bir arada kullanıldığını gösteriyor — bu, tarımın "aniden" değil, kademeli bir süreçle geliştiğinin somut bir kanıtı.
Domuzun Evcilleştirilmesi
Arkeozoologlar, sitedeki domuz kemiklerinin boyut ve morfolojisindeki zamanla değişimi inceleyerek, bölgenin domuzun evcilleştirildiği erken merkezlerden biri olabileceğini öne sürüyor — bu, Güneydoğu Anadolu'nun sadece bitkisel tarımda değil, hayvancılıkta da Neolitik Devrim'in kilit bölgelerinden biri olduğunu gösteriyor.
Yuvarlak Planlı Evler
En eski katmanlarda, basit, yuvarlak planlı, kısmen yerin altına gömülü kulübeler bulunuyor — bu, dönemin en ilkel yerleşim biçimini yansıtıyor.
Hücre Planlı ve Geniş Oda Planlı Yapılar
Zamanla, daha karmaşık, dikdörtgen "hücre planlı" yapılar (küçük, birbirine bağlı odacıklardan oluşan, muhtemelen depolama amaçlı) ve sonrasında büyük, tek mekânlı "geniş oda planlı" evler ortaya çıkıyor — bu evrim, hem inşaat tekniğinin hem de toplumsal organizasyonun zaman içinde nasıl karmaşıklaştığını gösteren, dünya çapında nadir bulunan kesintisiz bir kayıt sunuyor.
Kafatasları Binası
Bu özel yapı, döşemesinin altında çok sayıda insan kafatası içeren bir gömü alanı ve yanında düzgün, cilalanmış bir taş plaka barındırıyor; bu plaka üzerinde yapılan analizler, hayvan ve insan kanı kalıntılarını tespit etti. Arkeologlar bunun, bir tür atalar kültü veya kurban ritüeliyle ilişkili özel bir törensel yapı olduğunu düşünüyor — kesin ritüelin doğası hâlâ tartışmalı.
Kafatasları Binası'ndaki ritüelin tam doğası (insan kurbanı mı, sadece atalar kültü mü) kesin olarak çözülememiştir. Domuzun tam olarak Çayönü'nde mi yoksa bölgedeki başka bir merkezde mi ilk evcilleştirildiği, genetik araştırmalarla hâlâ netleştirilmeye çalışılıyor.