"Neolitik Devrim" ifadesini ilk kez kullanan kişi Avustralyalı arkeolog Vere Gordon Childe'dir. Childe 1936'da yayımladığı "Man Makes Himself" (İnsan Kendini Yaratıyor) adlı kitabında bu kavramı ortaya attı. Ona göre tarıma geçiş, insanlığın kendi kendine yol açtığı en köklü devrimdi.
Ancak günümüz arkeologları "devrim" kelimesini dikkatli kullanmaktadır. Çünkü süreç, sanayi devrimindeki gibi ani değildi. Farklı coğrafyalarda farklı hızlarda ve birbirinden bağımsız biçimde gerçekleşti.
Neolitik Devrim tek bir merkezde başlamadı. Dünya genelinde en az yedi ayrı odak noktası tespit edilmiştir:
| Bölge | Temel Ürün | Yaklaşık Tarih |
|---|---|---|
| Bereketli Hilal (Güneybatı Asya) | Buğday, arpa, mercimek | MÖ ~10000 |
| Çin (Sarı Nehir) | Darı | MÖ ~7000 |
| Çin (Yangtze) | Pirinç | MÖ ~7000 |
| Papua Yeni Gine | Taro, sago | MÖ ~7000 |
| Orta Amerika | Mısır, kabak | MÖ ~7000 |
| And Dağları | Patates, kinoa | MÖ ~5000 |
| Sahra altı Afrika | Sorgum, darı | MÖ ~5000 |
En erken ve en belgelenmiş odak, Güneybatı Asya'daki Bereketli Hilal bölgesidir.
Bereketli Hilal; bugünkü Türkiye'nin güneydoğusu, Suriye, Irak, İsrail ve İran'ı kapsayan verimli bölgedir. Emmer buğdayı ve einkorn buğdayı bu bölgedeki yabani akrabalarından evcilleştirildi. Arpa, mercimek, bezelye, nohut ve keten de aynı süreçte kültüre alındı.
Hayvan evcilleştirmesi de aynı bölgede başladı. Koyun Güneybatı Asya'da MÖ ~11000'de, keçi MÖ ~10000'de evcilleştirildi. Sığır Anadolu ve Orta Doğu'da MÖ ~8500'de kültüre alındı.
Bu soru, tarih biliminin en tartışmalı sorularından biridir. Önerilen başlıca hipotezler şunlardır:
İklim değişikliği: Pleistosen'in sonuyla birlikte Genç Dryas buzul dönemi (MÖ 12900–11700) sona erdi ve iklim ısınmaya başladı. Bu değişim tahıl bitkilerinin yayılmasını hızlandırdı.
Nüfus baskısı: Artan nüfus, avcılık-toplayıcılığın karşılayabileceği miktarın üzerinde gıda talebine yol açtı.
Zengin çevre: Bazı araştırmacılar tam tersini savunmaktadır: Tarıma geçiş yoksulluktan değil, bolluğun yarattığı bir istikrar ortamında gerçekleşti.
Sembolik motivasyon: Klaus Schmidt'in Göbeklitepe yorumu özellikle ilgi çekicidir: "Tapınak önce geldi, tarım sonra." Ritüel toplantı mekânları için besin üretmek zorunda kalan topluluklar, tarıma yönelmiş olabilir.
Tarım Bir İlerleme miydi?
Geleneksel tarih yazımı tarıma geçişi bir "ilerleme" olarak tanımlamıştır. Ancak fiziksel antropoloji bulguları bu yorumu karmaşıklaştırmaktadır.
İskelet analizleri, tarıma geçişle birlikte ortalama boyun kısaldığını, diş çürüklüğünün arttığını ve beslenme eksikliklerinin yaygınlaştığını ortaya koymaktadır. Kalıcı yerleşim bulaşıcı hastalıkların yayılmasını da kolaylaştırdı.
Öte yandan tarım; nüfus artışını, teknolojik birikimi ve uygarlığın ortaya çıkmasını mümkün kıldı. Yani "daha iyi" veya "daha kötü" yerine "çok farklı" demek daha doğrudur.
Bu, Neolitik Devrim'i yeniden tanımlamayı gerektiriyor. Belki de doğru soru şu değildir: "İnsanlar neden tarıma geçti?" Belki doğru soru şudur: "İnsanlar büyük ritüel toplantılar düzenlemek için neden yerleşik kalmayı seçti ve bu yerleşiklik tarımı nasıl zorunlu hale getirdi?"
---