Kaya Sultan'ın Doğum Şenliğinde Bir Gösteri
Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sine göre, IV. Murad'ın kızı Kaya Sultan'ın doğumu münasebetiyle Sarayburnu'nda düzenlenen akika şenliği sırasında, Lagari Hasan Çelebi, kendi icadı olan, 50 okka barut macunuyla doldurulmuş, yedi kollu bir "fişeng" ile, padişahın huzurunda göğe fırlatıldı. Uçuş öncesi, padişaha "Padişahım, seni Huda'ya ısmarladım, İsa Nebi ile konuşmaya gidiyorum" dediği rivayet ediliyor.
Lagari Hasan Çelebi'nin, 1633'te, kendi icadı olan barutlu bir roketle Sarayburnu'ndan göğe yükseldiği, kaynaklara göre yaklaşık 300 metre yükseldiği ve 20 saniye havada kaldığı, ardından, barut biterken açtığı kartal kanatlarıyla, denize yumuşak bir iniş yaptığı anlatılıyor. Bu olay, tarihin bilinen ilk "roketli insan uçuşu" denemesi olarak, havacılık tarihinde önemli bir yer tutuyor. Ancak, tıpkı Hezarfen Ahmed Çelebi'nin hikâyesinde olduğu gibi, bu olayın da tek kaynağı, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sidir; başka hiçbir çağdaş kaynak, bu uçuşu doğrulamıyor. Amerikan Discovery Channel'ın "Efsane Avcıları" (MythBusters) programı, 2009'da, bu hikâyeyi test etmiş, ve Evliya Çelebi'nin tarifine sıkı sıkıya bağlı kalarak yapılan denemelerin, anlatılan sonuca ulaşmadığını tespit etmiştir. Rivayete göre, Lagari Hasan Çelebi, bu gösterisinin ardından, ulemanın baskısıyla, Kırım'a sürgün edildi, ve orada vefat etti.
"İsa Nebi ile Konuşmaya Gidiyorum": Uçuşun Anlatımı
Evliya Çelebi'nin aktardığına göre, Lagari Hasan Çelebi, göğe yükselirken yanına aldığı küçük fişekleri de ateşleyerek, denizin yüzünü aydınlattı; ana fişeğin barutu bitince, önceden hazırladığı kartal kanatlarını açarak, bugün İncili Köşk olarak da bilinen, Cankurtaran'daki Sinan Paşa Köşkü önünde, denize yumuşak bir iniş yaptı. Suda yüzerek padişahın yanına geldiğinde, IV. Murad'ın "gökyüzünde ne gördün?" sorusuna, "Sultanım, size İsa Nebi'den selam getirdim" diye karşılık verdiği rivayet ediliyor.
Tek Kaynak Sorunu: Evliya Çelebi Dışında Bir Tanık Yok
Lagari Hasan Çelebi'nin hikâyesi hakkında, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si dışında, neredeyse hiçbir çağdaş kaynağa rastlanmıyor. Bu, olayın gerçekten yaşanıp yaşanmadığına dair, akademik şüpheleri de beraberinde getiriyor.
2009'da, Discovery Channel'ın MythBusters (Efsane Avcıları) programı, Lagari Hasan Çelebi'nin hikâyesini, Evliya Çelebi'nin tarifine olabildiğince sadık kalarak yeniden canlandırmaya çalıştı; sonuçlar, anlatılan performansın (300 metre yükseklik, 20 saniye havada kalma, yumuşak iniş), dönemin barut teknolojisiyle, tarif edildiği şekliyle gerçekleştirilmesinin zor olduğunu gösterdi. Bu, hikâyenin tamamen uydurma olduğu anlamına gelmiyor — bazı araştırmacılar, gösterinin gerçekten yapılmış olabileceğini, ama Evliya Çelebi'nin, kendi edebi üslubuyla, olayı abartmış olabileceğini düşünüyor. Bu makale, hikâyeyi, "tarihin ilk roketli uçuşu" olarak kesin bir dille sunmak yerine, "tek kaynaklı, ama tarihsel olarak makul bir rivayet" olarak, akademik ihtiyatla aktarmaktadır.
Sürgün ve Belirsiz Son
Rivayete göre, ilk başta padişah tarafından da desteklenen Lagari Hasan Çelebi, daha sonra, ulemanın baskısıyla yargılanmış, ve Kırım'a sürgün edilmiştir. İlginç bir tarihsel tesadüf olarak, modern anlamdaki ilk roket çalışmaları da, bugün Kırım'ın içinde bulunduğu Ukrayna topraklarında başlamıştır — ama bu, sadece bir tesadüf olarak değerlendirilmelidir, doğrudan bir tarihsel bağlantı değildir.
Yanlış Bilinenler
Yanlış: Lagari Hasan Çelebi'nin uçuşu, birden fazla bağımsız kaynakla doğrulanmıştır.
Doğrusu: Tek kaynak, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sidir.
Yanlış: MythBusters, hikâyenin kesin olarak uydurma olduğunu kanıtladı.
Doğrusu: Program, anlatılan performansın gerçekleştirilmesinin zor olduğunu gösterdi, ama bu, olayın kesinlikle yaşanmadığı anlamına gelmiyor.
Yanlış: Lagari Hasan Çelebi'nin Kırım'daki akıbeti kesin olarak biliniyor.
Doğrusu: Sürgün edildiği ve orada öldüğü düşünülüyor, ama kesin ayrıntılar belirsiz.
Kronoloji
Sonuç: Gökyüzüne Uzanan Bir Rivayetin Sınırları
Lagari Hasan Çelebi'nin hikâyesi, Osmanlı bilim/teknoloji tarihinin, en ilgi çekici, ama aynı zamanda en az doğrulanabilir anlatılarından birini oluşturuyor. Bu belirsizlik, hikâyeyi değersiz kılmıyor — aksine, bize, tarihsel bir anlatının, tek bir kaynağa dayandığında, ne kadar dikkatli, ihtiyatlı bir dille aktarılması gerektiğini hatırlatan, değerli bir örnek sunuyor.
- Hazerfen Ahmed Çelebi Efsanesi: İdam mı, Sürgün mü?
- Piri Reis'in İdamı: Bir Denizcinin Trajik Sonu
- Takiyüddin Rasathanesi'nin Yıkılması: Bir Kuyruklu Yıldızın Bedeli
- Kâtip Çelebi ve Cihannüma: Tamamlanamayan Bir Başyapıt