Çukurova'nın Doğusunda Unutulmuş Bir Kutsal Kent
Kastabala-Hierapolis, Osmaniye şehir merkezinin yaklaşık 12 km kuzey-kuzeybatısında, Cevdetiye Beldesi–Karatepe Müzesi yolu üzerinde, Kesmeburun, Bahçe ve Kazmaca köylerinin ortasında yer alır. Kent, Ceyhan Nehri'nin yakınında, küçük bir ovaya hâkim bir konumdadır; sur içindeki yapılar, kale tepesinin hâkim olduğu küçük bir vadinin kuzey, güney ve doğu yamaçlarında tespit edilmiştir.
Kastabala-Hierapolis, Doğu Kilikya'da (bugünkü Osmaniye), Pyramos (Ceyhan) Havzası'nda kurulu bir antik kenttir. Kentin kimliği, çok uzun süre belirsiz kaldı: adı, ancak 19. yüzyılın sonunda bulunan yazıtlar sayesinde "Hierapolis-Kastabala" olarak saptanabildi. Antik coğrafyacı Strabon'a göre, kentin kutsal tapınağındaki Artemis Perasia'nın rahibeleri, ayinler sırasında, kızgın közlerin üzerinde yürürdü. Kent, Hellenistik ve Roma dönemlerinde, bu tanrıça adına düzenlenen yarışmalara ev sahipliği yaptı; Roma'nın müttefiki Tarkondimotos hanedanı da, bölgeyi, yaklaşık 80 yıl boyunca yönetti. 2009'da başlayan kazılar, kentin bilinen tarihçesini şimdiden değiştirmiştir. Bugün, sütunlu cadde, tiyatro, hamam, kiliseler ve bir Ortaçağ kalesi (Bodrumkale), kentin görünür yapıları arasındadır; ama kentin büyük bölümü hâlâ kazılmamıştır.
Artemis Perasia: Meşale, Çam ve Kor
Kastabala sikkeleri üzerindeki Perasia tasvirleri ve kentte bulunan adak yazıtları, bu tanrıçanın kült merkezinin Kastabala olduğunu belgeliyor. Sikkelerden, tanrıçanın en önemli simgesinin meşale olduğunu, çam ağacının da onunla birlikte anıldığını öğreniyoruz. Strabon, Perasia'nın Kastabala'da Artemis ile özdeşleştirildiğini aktarır.
Strabon'un anlattığı en çarpıcı ayrıntı ise ayinin kendisidir: rahibe, uzun danslar sonunda vecde gelir, kızgın közlerin üzerinde oynamayı sürdürür, ve coşkunun zirvesinde, elindeki meşaleyle, tapınaktan dağa, Ceyhan'ın koyaklarına doğru koşardı.
Artemis Perasia Tapınağı'nın yeri, bugüne kadar kesin olarak belirlenememiştir. Bazı araştırmacılar, adak yazıtlarının bulunduğu bir terasın üzerinde aranması gerektiğini öne sürüyor; Kaynaklarda adı yalnızca "Bnet" olarak geçen bir ziyaretçi ise, bu buluntuları bugünkünden çok daha iyi durumda gördüğünü belirtip burayı tapınak yeri olarak önermiştir (bu ziyaretçinin kimliği ve tarihi bu araştırmada doğrulanamadı). Bu öneriler bir hipotezdir, kanıtlanmış bir yerleştirme değildir. Perasia'nın, Frigler tarafından benimsenen Kubaba ile aynı tanrıça olduğu yönündeki yorum da, kaynaklarda öne sürülen bir görüştür; Strabon'un ateş üzerinde yürüme anlatısı ise antik bir aktarımdır, ayinin gerçekte nasıl yapıldığına dair, çağdaş bir kayıt yoktur.
Tarkondimotos Hanedanı: Roma'nın Sınırında Bir Krallık
Hellenistik ve Roma dönemlerinde bölgenin başkenti Hierapolis-Kastabala'ydı. Tarkondimotos I ile oğlu Philopator'un adı, bu dönemin en önemli isimleri arasında anılır. Osmaniye Valiliği'nin aktardığına göre, Tarkondimotos hanedanı, Kastabala ve Anazarbos kentlerini de içine alan Pyramos havzasını, yaklaşık 80 yıl boyunca yönetmiştir. Kentte bulunan bir yazıtta, Kral Tarkondimotos Philopator onurlandırılır; kaynaklar, Tarkondimotos I'in MÖ 31'deki ölümünden hemen sonra, Roma'nın, bu hanedana, babasının elinde tuttuğu araziyi yeniden kontrol etme hakkını tanıdığını belirtiyor.
Kazıların Değiştirdiği Tarih
Kentte 2009'da ilk kez başlatılan ve hâlâ süren kazılar, kentin bilinen tarihçesini şimdiden değiştirmiştir. Kazı ve araştırmalar, kentin sınırlarının, güneyde Ceyhan Nehri, kuzeyde Karatepe, batıda Kırmıtlı Kuş Cenneti arasındaki verimli ovayı kapsadığını gösteriyor. Antik kentin, Roma İmparatorluk Dönemi'nde (MS 2. yüzyıl) sur duvarıyla çevrili olmadığı, ilk savunma sisteminin ise MS 4. yüzyılın sonlarında inşa edildiği düşünülüyor.
Görünür Yapılar: Tiyatro, Hamam, Kiliseler ve Kale
Duvarlar ve tonozlarla, eğimli arazide düz teraslar elde edilmiş; tiyatro, hamam, dükkânlar, kuzey ve güney kiliseleri bu plana uygun parsellerde inşa edilmiştir. Kentin sütunlu caddesi, kazılan kısmıyla bile ziyaretçiyi karşılar; Ortaçağ kalesi (Bodrumkale) ise, savunmaya elverişli kayalık bir tepenin üzerinde yükselir. Perasia kültüyle bağlantılı törenlerin ve komşu kentlerin sporcularının katıldığı oyunların yapıldığı stadyumun da, kutsal alanla doğrudan ilişkili olduğu düşünülüyor.
Yanlış Bilinenler
Yanlış: Kastabala, tamamen kazılmış, bilinen bir antik kenttir.
Doğrusu: Yalnızca küçük bir bölümü kazılmıştır; sütunlu cadde bile kısmen açığa çıkarılmıştır.
Yanlış: Artemis Perasia Tapınağı'nın yeri bilinmektedir.
Doğrusu: Tapınağın yeri hâlâ kesin olarak belirlenememiştir; teras önerisi bir hipotezdir.
Yanlış: Kor üzerinde yürüme ayininin ayrıntıları, çağdaş belgelerle doğrulanmıştır.
Doğrusu: Anlatının kaynağı, Strabon'un aktardığı antik aktarımdır; ayinin işleyişine dair elimizde bundan fazlası yok.
Kronoloji
Sonuç: Henüz Anlatılmamış Bir Kent
Kastabala'nın en etkileyici yanı, görkemli bir kalabalığın değil, yarım kalmış bir sessizliğin kenti olması. Közler üzerinde yürüyen rahibeler, meşaleyle dağa koşan bir tanrıça kültü, Roma ile Doğu arasında denge kurmaya çalışan bir hanedan — hepsi, kazılmamış toprağın altında, ya da henüz çözülmemiş yazıtlarda bekliyor. Tarih, bazen, en çok anlatılmamış yerlerde saklı.
- Uzuncaburç: Olba Krallığı'nın Kutsal Şehri, Diocaesarea
- Karakuş Tümülüsü: Bir Kralın Öldürttüğü Kız Kardeşine Yazdırdığı Mezar Taşı
- Rumkale'nin Tarihsel Kronolojik Yerleşimi
- Dansın Tarihi: Dans Aslında Tapınma mıydı?
