Araban ilçesine bağlı Hisar Köyü'nde yükselen anıt mezar, bölgedeki üç Roma dönemi mezar anıtı arasında günümüze en sağlam ulaşan örnek olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık iki bin yıllık geçmişine rağmen dik duruşunu koruyan yapı, Anadolu'daki Roma mezar mimarisinin ender örneklerinden biri.

Hisar, Elif ve Hasanoğlu köylerindeki üç anıt mezar birbirine oldukça yakın mesafede yer alıyor. Bu yakınlık tesadüf değil: üç yapı da, Fırat Nehri'ne paralel uzanan kuzey-güney yönlü hat ile batıdan doğuya doğru Fırat'a ulaşan hattın kesiştiği stratejik bir yol kavşağının çevresinde konumlanmış. Roma döneminde bu tür kavşaklar hem askeri hareketliliğin hem de ticaretin can damarıydı; anıt mezarların buraya inşa edilmesi de bölgedeki üst düzey figürlerin bu güzergahla bağlantılı olduğuna işaret ediyor.

Kesme taştan düz bir platform üzerine inşa edilen Hisar Anıt Mezarı, yaklaşık 4x4 metre ölçülerinde kare bir kaideye oturuyor. Kaidenin dört köşesinde korint başlıklı paye sütunlar yükseliyor ve bunların üzerini piramidal bir çatı örtüyor. Yapının toplam yüksekliği 10-11 metreyi buluyor. Piramidal çatının tepesinde kare kesitli, yine korint düzeninde bir sütun başlığı dikkat çekiyor; araştırmacılar bu başlığın üzerinde zamanla kaybolmuş bir heykelin bulunduğunu düşünüyor.

Bölgedeki diğer anıtlarla karşılaştırıldığında Hisar Anıt Mezarı, süsleme açısından daha sade bir karaktere sahip. Ancak bu sadelik, yapının kütlesel etkisini azaltmıyor; aksine dört köşeli kaidesi ve dik piramidal çatısıyla oldukça anıtsal bir görüntü sunuyor. Yapının kimin adına, kim tarafından inşa ettirildiğine dair herhangi bir yazılı belge günümüze ulaşmamış olsa da, mimari üslup M.S. 2. yüzyıl sonu ile 3. yüzyıl başı aralığına işaret ediyor.

Hisar Anıt Mezarı'nın sağlam kalabilmiş olması, onu bölgedeki Roma mezar mimarisini incelemek için en elverişli örnek haline getiriyor. Elif ve Hasanoğlu'ndaki kısmen yıkılmış anıtların aksine, Hisar'daki yapı üzerinden podyum-gövde-çatı üçlü kompozisyonunun bütünlüğü hâlâ okunabiliyor.