Araban ilçesinin Hasanoğlu Köyü'nde yer alan anıt mezar, bölgedeki üç Roma dönemi mezar yapısı (Elif, Hisar, Hasanoğlu) arasında bugüne en hasarlı ulaşanı. Ama kalan bölümleri, yapının bir zamanlar ne denli özenli işlenmiş olduğunu hâlâ gösteriyor.

Hasanoğlu Anıt Mezarı, kare planlı bir kaide üzerine kesme taştan inşa edilmiş. Yapının güney ve batı cepheleri, üzerlerindeki paye-sütun ve kemer detaylarıyla dikkat çekici bir estetik özen taşıyor; bu cepheler, anıtın özgün tasarımının en iyi korunmuş kısımları. Buna karşılık kuzey ve doğu cepheleri tamamen, kaidenin ise yaklaşık yarısı zamanla yıkılmış durumda.

Hasanoğlu, Elif ve Hisar'daki kardeş anıtlarla birlikte, Fırat'a paralel kuzey-güney hattı ile batı-doğu yönündeki hattın kesiştiği stratejik kavşağın parçasını oluşturuyor. Üç anıtın birbirine bu denli yakın inşa edilmiş olması, hepsinin aynı ticari ve askeri güzergahla ilişkili olduğunu düşündürüyor. Roma döneminde bu tür kavşaklara yapılan anıt mezarlar, hem statü göstergesi hem de yol boyunca bir "işaret nokta"sı işlevi görüyordu.

Yapının neden bu denli hasar gördüğüne dair kesin bir kayıt yok; ancak bölgedeki diğer antik yapılarda olduğu gibi, yüzyıllar boyunca hem doğal aşınma hem de taşlarının başka inşaatlarda yeniden kullanılması olası nedenler arasında sayılabilir. Yine de ayakta kalan sütun ve kemer düzeni, anıtın özgün halinde Hisar'daki örnekle benzer bir zarafete sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Mimari üslup karşılaştırmaları, Hasanoğlu Anıt Mezarı'nın da tıpkı Elif ve Hisar'daki kardeşleri gibi M.S. 2. yüzyılın sonu ile 3. yüzyılın başı arasında inşa edildiğine işaret ediyor. Bu üç yapının aynı döneme tarihlenmesi, bölgede kısa bir zaman diliminde yoğunlaşan bir inşa faaliyetine — muhtemelen aynı yerel elit çevrenin himayesinde — işaret ediyor olabilir.

Hasanoğlu Anıt Mezarı, tam bütünlüğüyle değil ama kalan parçalarıyla konuşan bir yapı. Bölgedeki üç anıtı bir arada değerlendiren araştırmacılar için, yıkılan ve kalan kısımlar arasındaki karşılaştırma, Roma dönemi taş işçiliğinin hangi unsurlarının zamana karşı daha dayanıklı olduğunu anlamak açısından da bir referans noktası sunuyor.