Bir Seferin Ortasında Gelen Ölüm
26 Nisan 1481'de, yeni bir sefere (hedefi kesin olarak bilinmeyen, İtalya ya da Memlük toprakları olabileceği düşünülen bir seferе) çıkmak üzere yola çıkan Fatih Sultan Mehmed, kronik bir rahatsızlığının (gut/nikris) nüksetmesi üzerine, Gebze'deki Hünkâr Çayırı'na (Tekfur Çayırı) götürüldü. Sancıları dayanılmaz boyutlara ulaşan, tedaviye cevap vermeyen padişah, 3 Mayıs 1481 Perşembe günü, öğleden sonra saat 16.00 sularında vefat etti.
Fatih Sultan Mehmed'in ölüm nedeni, döneminin resmi kayıtlarında, gut (nikris) hastalığı olarak geçmiştir. Ancak, 20. yüzyılda, Alman tarihçi Franz Babinger, yabancı arşivlerde bulduğu belgelere dayanarak, Fatih'in aslında zehirlenmiş olabileceği iddiasını ortaya attı. Babinger'e göre, zehirlenme kesindir, ama failin kimliği belirsizdir; hem Venedik hem de Şehzade Bayezid'in çevresi, olası şüpheliler arasında gösteriliyor. Türk tarihçi Şehabeddin Tekindağ ise, dönemin Osmanlı ve İtalyan kaynaklarını (Angiolello, Venedik Sefiri Gritti'nin raporları) inceleyerek, hiçbirinde zehirlenmeden bahsedilmediğini belirtip, bu iddiaya karşı çıkmıştır; bu görüşü, Ahmet Şimşirgil gibi birçok modern Türk tarihçi de paylaşıyor. Sonuç olarak, bu muamma, 543 yıl sonra bile, akademik olarak kesin bir çözüme kavuşturulamamıştır.
Zehirlenme İddiasının Kaynağı: Babinger'in Bulguları
Franz Babinger, Âşıkpaşazâde Tarihi'ndeki manzum bir parça ve Venedik arşivinde bulduğu bir belgeye dayanarak, Fatih'in zehirlenmiş olabileceğini öne sürdü. Babinger'e göre, olası şüpheliler arasında, Venedik (Fatih'e karşı daha önce de suikast girişimlerinde bulunmuştu), Şehzade Bayezid'in çevresi (kardeşi Cem Sultan lehine olan gelişmeleri engellemek isteyen çevreler), ve hatta Memlük Sultanı Kayıtbay bulunuyor.
Şehabeddin Tekindağ'ın araştırmasına göre, dönemin doğu kaynakları, Fatih'in zehirlendiğine dair hiçbir ibareye yer vermiyor, ve ölümü, sadece "eceliyle öldü" diye kaydediyor; Osmanlı sarayında bulunan İtalyan yazarlar (Angiolello, Theo) da, ölüm nedeni olarak, ağır bir hastalıktan bahsediyor, zehirlenmeden hiç söz etmiyor. Ancak, bazı araştırmacılar, erken dönem Osmanlı kaynaklarının, hükümdarın zayıflığına ya da şüpheli ölümüne dair detayları, bilinçli olarak örtük bıraktığını da belirtiyor — bu, kaynakların sessizliğinin, zehirlenmenin olmadığının kesin bir kanıtı mı, yoksa, sadece, dönemin sansür/nezaket geleneğinin bir sonucu mu olduğu sorusunu, açık bırakıyor.
Hekim Yakup Paşa'nın Rolü ve Akıbeti
Fatih'in son günlerinde, kendisine ilk tedaviyi uygulayan hekim, Laristanlı Acem Hamideddin el-Lari'ydi; ama bu hekimin tedavisi başarısız olunca, saray hekimi Yakup Paşa devreye girdi. Bazı araştırmacılara göre, Yakup Paşa'nın uyguladığı tedavi, padişahın bağırsaklarını tıkamış olabilir. Ancak, tarihçi Ekrem Buğra Ekinci'nin belirttiği gibi, Yakup Paşa'nın, gerçek bir katil olma ihtimali düşüktür — hiçbir katil, zehir örneğini kendi çadırında saklamaz. İlginç bir tarihsel ayrıntı: Yakup Paşa, Fatih'i zehirlediği için değil, Sadrazam Karamani Mehmed Paşa ile birlikte, padişahın ölümünü gizlediği gerekçesiyle, ayaklanan askerler tarafından öldürüldü.
Sonuç Olarak Çözülemeyen Bir Muamma
Bugün, akademik tarihçiler arasında, Fatih'in ölüm nedenine dair, kesin bir uzlaşı bulunmuyor. Erhan Afyoncu gibi araştırmacılar, "esrarın devam ettiğini" belirtiyor; Venediklilerin, Fatih'e karşı önceki suikast girişimleri düşünüldüğünde, onların, ölümde bir rolü olma ihtimalinin, güçlü bir olasılık olduğunu, ama kesin bir kanıtın bulunmadığını vurguluyor.
Yanlış Bilinenler
Yanlış: Fatih Sultan Mehmed'in zehirlendiği, kesin olarak kanıtlanmıştır.
Doğrusu: Bu, akademik olarak hâlâ tartışmalı bir iddiadır; birçok Türk tarihçi, buna karşı çıkıyor.
Yanlış: Fatih'in ölümüne dair, tüm kaynaklar aynı görüşü paylaşıyor.
Doğrusu: Doğu kaynakları "eceliyle öldü" derken, Babinger gibi Batılı tarihçiler, zehirlenme ihtimalini öne sürüyor.
Yanlış: Hekim Yakup Paşa, zehirleme suçundan idam edildi.
Doğrusu: O, ölümü gizlediği gerekçesiyle, ayaklanan askerler tarafından öldürüldü.
Kronoloji
Sonuç: Kesin Bir Cevabı Olmayan Bir Soru
Fatih Sultan Mehmed'in ölümünün hikâyesi, tarihin, en önemli figürlerinden birinin bile, kendi ölüm nedenini, yüzyıllar sonra bile, kesin bir şekilde çözemediğini gösteren, çarpıcı bir örnektir. Bu muamma, bize, tarihsel araştırmanın, her zaman net cevaplar sunmadığını, bazen, sadece, rakip teoriler arasında, dikkatli bir denge kurmamız gerektiğini hatırlatıyor.
- Şehzade Mustafa'nın Boğdurulması: Bir Veraset Trajedisinin Katmanları
- Nef'î'nin İdamı: Bir Kalemin Bedeli
- Genç Osman'ın Katli: Yeniçeriler Tarafından Öldürülen İlk Padişah
- Piri Reis Haritası'nın Kayboluşu ve Yeniden Keşfi
