Büyük İskender Kaç Yaşında Öldü?
İskender MÖ 356'da Pella'da doğdu.
MÖ 323'te Babil'de öldü.
Henüz 32 yaşındaydı ve 33. yaşına ulaşmasına çok az kalmıştı.
Bu kadar genç yaşta ölüm, doğal olarak komplo teorilerinin büyümesine yol açtı.
Çünkü İskender:
- dev imparatorluğu yönetiyordu,
- çok sayıda siyasi düşmanı vardı,
- yeni seferler planlıyordu,
- halefini açık biçimde belirlememişti.
Büyük İskender'in kesin ölüm nedeni bilinmiyor. En güvenilir antik gelenek, Babil'de günler süren giderek ağırlaşan ateşli hastalık tablosu aktarır. Modern tıbbi değerlendirmelerde tifo ve sıtma sık önerilen nedenlerdir. Zehirlenme teorisi antik çağdan beri vardır, fakat uzun süren ateşli hastalık nedeniyle birçok modern araştırmacı enfeksiyonu daha olası görür.
Babil'e Neden Gelmişti?
İskender Hindistan seferinden sonra batıya döndü.
Ordusunun bir bölümü Gedrosia çölünde ağır kayıplar verdi.
İmparatorluğun merkezlerini yeniden düzenlemeye başladı.
MÖ 323'te Babil büyük yönetim merkezi haline gelmişti.
İskender yeni sefer planları yapıyordu.
Arabistan üzerine büyük deniz ve kara seferi hazırlıkları olduğu antik kaynaklarda aktarılır.
Yani ölümünden hemen önce emekliliğe çekilmiş değildi.
Yeni bir genişleme dönemine hazırlanıyordu.
Son Günlerini Nereden Biliyoruz?
İskender'in ölümü hakkında Arrian, Plutarkhos, Diodoros ve Curtius Rufus gibi antik yazarlar bilgi verir.
Arrian özellikle “Kraliyet Günlüğü” olarak çevrilen Ephemerides geleneğine dayanan ayrıntılı bir hastalık kronolojisi sunar.
Bu günlüklerin orijinali günümüze ulaşmamıştır.
Fakat Arrian'ın aktardığı bilgiler, günlük gün ilerleyen ateş ve fiziksel çöküş tablosu verir.
Babylonian Astronomical Diaries de İskender'in Babil'deki ölümü için önemli bağımsız kronolojik çerçeve sağlar.
Hastalık Nasıl Başladı?
Antik anlatılarda İskender'in bir ziyafet ve içki ortamından sonra rahatsızlandığı aktarılır.
Daha sonra ateşi yükselir.
Günler geçtikçe durumu kötüleşir.
Buna rağmen başlangıçta:
- kurban törenlerine katılmaya,
- komutanlarla görüşmeye,
- planlar yapmaya
devam eder.
Daha sonra hareket kabiliyeti azalır.
Son aşamada konuşamaz hale gelir.
Askerleri onun ölmek üzere olduğunu öğrenince önünden geçerek son kez görür.
Ne Kadar Süre Hasta Kaldı?
Kaynak geleneği yaklaşık 10-14 günlük ilerleyen hastalık tablosu sunar.
Bu süre zehirlenme teorisinin değerlendirilmesinde çok önemlidir.
Ani etkili birçok antik zehir:
- saatler,
- bir veya birkaç gün
içinde ölümcül olur.
İskender'in giderek yükselen ateşle uzun süre yaşaması enfeksiyon hastalıklarını daha olası hale getirir.
Zehirlendiği İddiası Nereden Geldi?
İskender'in ölümünden kısa süre sonra zehirlenme söylentileri ortaya çıktı.
Komploda adı geçen kişiler arasında:
- Antipatros,
- oğlu Iollas,
- Aristoteles
bile geçmiştir.
Bir anlatıya göre zehir Makedonya'dan getirildi ve İskender'in içkisine karıştırıldı.
Fakat Arrian bu tür hikâyeleri güvenilmez söylentiler arasında değerlendirir.
Zehirlenme anlatıları daha sonra Alexander Romance geleneğinde büyümüştür.
Antipatros'un Motivi Var mıydı?
Antipatros Makedonya'da güçlü yönetici ve generaldi.
İskender ile ilişkileri zamanla gerilmiş olabilir.
İskender'in onu görevden almak istediğine ilişkin anlatılar vardır.
Bu durum komplo teorisi için siyasi motivasyon sağlar.
Fakat motive sahip olmak suçu kanıtlamaz.
Antipatros'un zehir gönderdiğini gösteren çağdaş fiziksel veya belgesel kanıt yoktur.
Aristoteles Zehri Hazırladı mı?
Bazı geç anlatılarda Aristoteles'in özel bir zehir hazırladığı söylenir.
Bu iddia tarihsel açıdan son derece zayıftır.
Aristoteles İskender'in eski hocasıydı.
Fakat aralarındaki siyasi ilişki son yıllarda karmaşıklaşmış olabilir.
Yine de filozofun zehir hazırladığına dair güvenilir çağdaş kanıt yoktur.
Veratrum Album Teorisi Nedir?
2014'te yayımlanan bir toksikoloji çalışması, antik zehirlenme teorilerini modern farmakolojiyle karşılaştırdı.
Araştırmacılar beyaz çöpleme olarak bilinen Veratrum album bitkisindeki alkaloidlerin İskender'in bazı belirtileriyle uyum gösterebileceğini savundu.
Bu ilginç hipotezdir.
Fakat temel sorun değişmez:
Antik kaynaklar semptomları tıbbi hassasiyetle yazılmış hasta dosyası değildir.
Dolayısıyla belirli bir zehri 2.300 yıl sonra kesin teşhis etmek mümkün değildir.
Tifo Teorisi Neden Güçlü?
2004'te yayımlanan tıbbi inceleme, İskender'in ölümünü tifo ve sıtma açısından değerlendirdi.
Yazar, kaynaklarda anlatılan uzun süreli yükselen ateş tablosunun özellikle tifo ile iyi uyuştuğunu savundu.
Tifo:
- yüksek ateş,
- halsizlik,
- karın belirtileri,
- bilinç değişikliği,
- ağır komplikasyonlar
yapabilir.
Antik Babil'in su ve sanitasyon koşulları bağırsak enfeksiyonları için uygun ortam oluşturmuş olabilir.
Fakat yine kesin laboratuvar kanıtımız yoktur.
Sıtma Olabilir mi?
Sıtma uzun süre en sık önerilen açıklamalardan biri oldu.
Mezopotamya'nın sulak alanları sivrisinekler için uygun çevre sunuyordu.
Yüksek ateş, güçsüzlük ve ölüm sıtmayla uyumlu olabilir.
Ancak kaynaklarda klasik aralıklı ateş nöbetlerinin açık biçimde görülmemesi bazı araştırmacıları tifo teorisine yöneltmiştir.
Yine de sıtma dışlanamaz.
Batı Nil Virüsü Teorisi
2003'te yayımlanan bir makale İskender'in Batı Nil virüsü ensefalitinden ölmüş olabileceğini öne sürdü.
Teorinin dikkat çekici unsurlarından biri Plutarkhos'taki kuşların ölümü gibi bazı anlatıların yorumlanmasıydı.
Fakat hipotez geniş kabul görmedi.
Antik metinleri modern epidemiyolojik veri gibi kullanmanın büyük sınırları vardır.
Aşırı İçki Yüzünden mi Öldü?
İskender'in yoğun içki içtiğine ilişkin antik anlatılar vardır.
Ölümünden önceki ziyafetler de bu teoriyi güçlendirmiştir.
Önerilen olasılıklar arasında:
- akut pankreatit,
- karaciğer hastalığı,
- mide-bağırsak perforasyonu
yer almıştır.
Fakat uzun süreli ateş tablosu yalnız alkol zehirlenmesi veya kronik karaciğer hastalığıyla iyi açıklanmayabilir.
Önceki Yaraları Ölümünü Kolaylaştırmış Olabilir mi?
İskender savaşlarda çok sayıda ağır yara aldı.
Granicos,
İssos,
Gazze,
Hindistan seferleri sırasında farklı yaralanmalar yaşadı.
Özellikle Mallian kentindeki saldırıda göğsüne ciddi ok yarası aldığı anlatılır.
Bu yaralardan hayatta kaldı.
Fakat yıllarca süren savaş, yaralanma, yolculuk ve fiziksel stres bağışıklığını veya genel sağlık durumunu zayıflatmış olabilir.
Bunu doğrudan ölçemiyoruz.
Guillain-Barré Sendromu Teorisi Nedir?
Modern araştırmacılar İskender'in son dönemde hareket edememesi ve konuşma kaybı gibi belirtileri nörolojik hastalıklarla ilişkilendirmiştir.
Bazıları tifo sonrası Guillain-Barré sendromu olasılığını öne sürmüştür.
Bu teori, İskender'in ölüm ilan edildiğinde aslında hâlâ felçli fakat canlı olduğu yönündeki popüler iddiaya bağlanmıştır.
Ancak kaynaklar bu kadar kesin nörolojik teşhis koymaya izin vermez.
Bu nedenle ilginç ama spekülatif teoridir.
Cesedi Günlerce Çürümedi mi?
Plutarkhos, İskender'in bedeninin sıcak Babil ortamında günler boyunca bozulmadığına ilişkin anlatı aktarır.
Bu ayrıntı daha sonra:
- kutsallık,
- zehirlenme,
- erken ölüm ilanı,
- nörolojik felç
teorilerine bağlandı.
Fakat antik biyografilerde büyük hükümdarların ölümü etrafında olağanüstü işaretler sık görülür.
Bu nedenle bedensel korunma hikâyesini modern adli rapor gibi kullanmak doğru değildir.
İskender Ölürken Ne Dedi?
En ünlü hikâyeye göre komutanları ona imparatorluğu kime bıraktığını sorar.
İskender:
“En güçlüsüne”
anlamına gelen bir cevap verir.
Başka gelenekte “en layık olana” benzeri ifade aktarılır.
Bu sözün tarihsel kesinliği tartışmalıdır.
Fakat gerçek siyasi sonuç açıktır:
İskender açık ve yetişkin halef bırakmadı.
Oğlu Yok muydu?
İskender öldüğünde eşi Roxane hamileydi.
Daha sonra IV. Aleksandros doğdu.
Ayrıca III. Philip Arrhidaeus adlı üvey kardeşi vardı.
Fakat her ikisi de güçlü yetişkin hükümdar değildi.
Komutanlar fiili iktidarı ele aldı.
Bu durum Diadokhoi yani “Halefler” savaşlarını başlattı.
İmparatorluk Neden Hemen Parçalandı?
İskender'in imparatorluğu son derece hızlı kurulmuştu.
Yönetim büyük ölçüde kralın kişisel otoritesine dayanıyordu.
İskender öldüğünde:
- güçlü komutanlar,
- farklı bölgesel ordular,
- belirsiz veraset
aynı anda ortaya çıktı.
Sonuç onlarca yıl süren savaş oldu.
Ptolemaios Mısır'ı,
Seleukos Asya'nın büyük bölümünü,
Antigonos ve diğer hanedanlar farklı bölgeleri kontrol etti.
İskender'in Mezarı Nerede?
İskender'in bedeni önce Makedonya'ya götürülmek istenmiş olabilir.
Ancak Ptolemaios cenazeyi ele geçirerek Mısır'a götürdü.
Sonunda İskenderiye'de büyük mezar kültü oluştu.
Roma döneminde Julius Caesar ve Augustus gibi isimlerin mezarı ziyaret ettiği anlatılır.
Daha sonraki yüzyıllarda mezarın tam yeri kayboldu.
Bugün Büyük İskender'in mezarı kesin olarak bulunmuş değildir.
Mumyalandı mı?
İskender'in bedeninin Mısır geleneğine uygun biçimde korunmuş olması mümkündür.
Antik kaynaklarda bal veya başka maddelerle koruma anlatıları vardır.
Ancak cenaze işleminin teknik ayrıntıları kesin değildir.
İskender'in mezarı bulunmadan bu soruya tam cevap veremeyiz.
İskender'in bedeni elimizde değil. Antik kaynaklar ölümden yüzyıllar sonra yazılmış veya kayıp erken kaynaklara dayanıyor. Ateşin derecesi, nabız, dışkı, kan, laboratuvar sonuçları gibi modern teşhis verileri yok. Bu nedenle tifo, sıtma veya zehir teorileri olasılık düzeyinde kalmalıdır.
Zehirlenme Neden Popüler Kaldı?
Çünkü İskender'in ölümü siyasi açıdan çok uygundur.
Genç hükümdar,
dev imparatorluk,
çok sayıda rakip,
belirsiz halef.
Bir cinayet hikâyesi doğal ölümden daha dramatiktir.
Ayrıca ölümünden sonra generallerin imparatorluğu paylaşması, “birileri bundan faydalandı” düşüncesini güçlendirir.
Fakat bir olaydan yararlanmak o olayı planlamak anlamına gelmez.
Yanlış Bilinenler
Yanlış: İskender kesin zehirlendi.
Doğrusu: Zehirlenme eski bir iddiadır, fakat kanıtlanmış değildir.
Yanlış: Ölüm nedeni kesin olarak sıtmadır.
Doğrusu: Sıtma güçlü olasılıklardan biridir; tifo da ciddi adaydır.
Yanlış: 40 yaşını geçmişti.
Doğrusu: 32 yaşındaydı.
Yanlış: Ölmeden önce imparatorluğu düzenli biçimde oğluna bıraktı.
Doğrusu: Veraset belirsizliği büyük iç savaş yarattı.
Yanlış: Mezarı bugün biliniyor.
Doğrusu: İskenderiye'deki mezarın yeri kaybolmuştur.
Kronoloji
Sonuç: Büyük İskender'in Ölümü Çözülmemiş Bir Tıbbi Tarih Vakasıdır
İskender'in ölümü hakkında çok sayıda teori vardır.
Zehirlenme heyecan vericidir.
Sıtma bölgesel olarak mümkündür.
Tifo, uzun ateş tablosuyla iyi uyuşur.
Başka enfeksiyonlar veya komplikasyonlar da ihtimal dahilindedir.
Ancak hiçbir teori bugün “kesin teşhis” düzeyinde değildir.
En güvenilir kaynak geleneğinin ortak noktası şudur:
İskender ani bir darbeyle değil, günler boyunca ilerleyen ateşli bir hastalık sonucunda öldü.
Bu nedenle modern tıbbi açıdan enfeksiyon teorileri zehirlenmeden genellikle daha güçlü görünür.
Fakat Büyük İskender'in mezarı ve biyolojik kalıntıları bulunmadıkça ölüm nedeni muhtemelen tarihsel gizem olarak kalacaktır.
- Kleopatra Mısırlı mıydı?
- 300 Spartalı Gerçekten 300 Kişi miydi?
- Pers İmparatorluğu Nasıl Yıkıldı?
- Büyük İskender'in Mezarı Nerede?