Babil Kulesi Hikâyesi Nerede Geçiyor?
Babil Kulesi anlatısı Tekvin’in 11. bölümünde yer alır.
Hikâyede insanlar tek bir dil konuşur ve Şinar ülkesinde bir şehir kurmaya karar verir.
Ardından “başı göklere erişecek” bir kule inşa etmek isterler.
Tanrı insanların dillerini karıştırır ve onları yeryüzüne dağıtır.
Bu anlatı, farklı dillerin ve halkların neden var olduğunu açıklayan etiolojik bir hikâye olarak da yorumlanır.
Babil’de gerçekten dev bir ziggurat vardı: Etemenanki. Yapının tabanı yaklaşık 90 × 90 metre ölçüsündeydi ve antik kaynaklarda çok büyük bir kule olarak tanımlanıyordu. Birçok araştırmacı Etemenanki’nin Babil Kulesi anlatısının tarihsel ve görsel arka planlarından biri olduğunu düşünür. Ancak dillerin burada mucizevi biçimde karıştığını veya Tekvin’de anlatılan olayların birebir yaşandığını gösteren arkeolojik kanıt yoktur.
Etemenanki Nedir?
Etemenanki, Babil’in baş tanrısı Marduk’a adanan büyük tapınak kompleksinin parçasıydı.
Adı yaklaşık olarak “gök ile yerin temel platformu” anlamına gelir.
Bu yapı bir ziggurat, yani Mezopotamya’ya özgü basamaklı tapınak kulesiydi.
Fransa Kültür Bakanlığı’nın Yakın Doğu arkeolojisi kaynaklarında, Babil tabletlerine dayanarak yapının yaklaşık 90 metre kenarlı kare bir tabana sahip olduğu ve geleneksel rekonstrüksiyonda yüksekliğinin de yaklaşık 90 metreye ulaştığı belirtilir.
Ziggurat Nedir?
Zigguratlar piramit değildir.
Mısır piramitleri çoğunlukla kraliyet mezarları olarak yapılmıştır.
Mezopotamya zigguratları ise tapınak komplekslerinin parçasıydı. Yükseltilmiş teraslar halinde inşa edilir ve en üstte kutsal bir yapı bulunurdu.
İnşaatta Mezopotamya’nın temel malzemesi olan kerpiç ve pişmiş tuğla kullanılırdı.
Bu ayrıntı Tekvin’deki “tuğla yapma” anlatısıyla dikkat çekici bir kültürel paralellik taşır.
Babil Kulesi Etemenanki miydi?
Kesin biçimde “evet” diyemeyiz.
Fakat Etemenanki, Babil Kulesi geleneğiyle ilişkilendirilen en güçlü gerçek yapıdır.
Bunun birkaç nedeni vardır:
- Babil’in merkezindeydi.
- Devasa bir kuleydi.
- Çok katlı/basamaklıydı.
- MÖ 1. binyılda Babil’i gören insanlar üzerinde güçlü görsel etki bırakmış olmalıydı.
- Yahudi toplulukları Babil Sürgünü sırasında şehri ve anıtlarını yakından tanıdı.
Bu nedenle Babil Kulesi anlatısının şekillenmesinde Etemenanki’nin güçlü bir sembolik etkisi olması mümkündür.
Kuleyi Nebukadnezar mı Yaptı?
Etemenanki’nin geçmişi II. Nebukadnezar’dan daha eskidir.
Yapının temellerinin MÖ 2. binyıla kadar gitmiş olabileceği düşünülmektedir.
Babil, Asur Kralı Sanherib tarafından MÖ 689’da ağır biçimde tahrip edildi.
Daha sonraki hükümdarlar şehri yeniden inşa etti.
Yeni Babil döneminde Nabopolassar ve özellikle II. Nebukadnezar, Etemenanki’yi büyük ölçüde onardı ve görkemli hale getirdi.
Bu yüzden kule sık sık Nebukadnezar’la ilişkilendirilir.
Babil Kulesi Kaç Metreydi?
Esagila tableti ve başka Mezopotamya kayıtlarına dayanılarak Etemenanki’nin tabanının yaklaşık 90 × 90 metre olduğu hesaplanır.
Geleneksel rekonstrüksiyonda yaklaşık 90 metre yüksekliğe ulaşan yedi katlı bir kule olarak gösterilir.
Ancak antik yapıların ölçülerini modern bir binanın proje çizimi kadar kesin kabul etmemek gerekir.
Yine de Etemenanki döneminin insanları açısından gerçekten olağanüstü büyüklükte bir yapıydı.
Bugün 90 metre yüksekliğindeki bir bina sıradan görünebilir. Fakat düz Mezopotamya ovasında, çoğunlukla birkaç katlı kerpiç yapılardan oluşan antik bir şehirde yaklaşık 90 metreye yükselen bir ziggurat kilometrelerce uzaktan görülebilecek dev bir anıt olurdu.
Kule Neden Günümüze Ulaşmadı?
Mezopotamya yapılarının büyük bölümü taş yerine kerpiç ve tuğla kullanılarak inşa edilmiştir.
Etemenanki yüzyıllar boyunca:
- savaşlarda zarar gördü,
- yeniden inşa edildi,
- kısmen yıkıldı,
- yapı taşları başka inşaatlarda kullanıldı.
UNESCO belgelerinde de yapının defalarca yeniden inşa edildiği ve daha sonraki dönemlerde tuğlalarının sökülerek başka yapılarda kullanıldığı belirtilir.
Bugün dev kulenin kendisi ayakta değildir; temel ve arkeolojik izleri kalmıştır.
Büyük İskender Kuleyi Yeniden Yapmak İstedi mi?
Antik kaynaklara göre Büyük İskender Babil’e geldiğinde Etemenanki’nin harap durumdaki kalıntılarını temizletmeye başladı.
Amacı yapıyı yeniden inşa etmekti.
Ancak MÖ 323’te Babil’de ölmesi nedeniyle proje tamamlanmadı.
Bu olay, kulenin antik çağda bile çok büyük bir anıt olarak hatırlandığını gösterir.
Diller Gerçekten Babil'de mi Ayrıldı?
Dilbilim bu soruya farklı bir çerçevede cevap verir.
Diller tek bir tarihsel anda birdenbire ortaya çıkmaz.
Diller:
- toplulukların ayrılması,
- göç,
- ses değişimleri,
- yeni kelimeler,
- farklı gramer yapıları
gibi süreçlerle yüzyıllar ve binyıllar içinde değişir.
Bugün dünya dilleri farklı dil aileleri altında incelenmektedir. Babil’de belirli bir anda bütün dillerin ayrıldığına dair dilbilimsel kanıt yoktur.
"Babel" Adı Ne Anlama Geliyor?
Babil’in Akadca adı Bāb-ilim/Bāb-ilī, geleneksel olarak “Tanrının/Tanrıların Kapısı” anlamıyla ilişkilendirilir.
Tekvin anlatısı ise İbranice “karıştırmak” anlamındaki bir fiille kelime oyunu kurar.
Bu nedenle anlatıda Babil adı, dillerin karışması temasına bağlanır.
Bu, antik metinlerin sık kullandığı etimolojik kelime oyunlarının güzel örneklerinden biridir.
Babil'de Tek Dil mi Konuşuluyordu?
Hayır.
Mezopotamya tarih boyunca çok dilli bir bölgeydi.
Sümerce, Akadca, Aramice ve başka birçok dil farklı dönemlerde kullanıldı.
Yeni Babil ve Pers dönemlerinde özellikle Aramice geniş bir iletişim dili haline geldi.
Dolayısıyla gerçek tarihsel Babil, “tek dil konuşulan dünya merkezi” değil, tam tersine çok dilli bir imparatorluk ortamıydı.
Babil Kulesi'nin Resmi Var mı?
Etemenanki’nin biçimine ilişkin en ilginç bulgulardan biri, Yeni Babil dönemine ait kule tasvirleri ve Esagila tableti gibi ölçü metinleridir.
Bu kaynaklar sayesinde yapının genel planı hakkında fikir edinmek mümkündür.
Ancak internette görülen ünlü Pieter Bruegel tabloları tarihsel rekonstrüksiyon değildir.
Bruegel 16. yüzyılda yaşamıştır ve Babil Kulesi’ni kendi döneminin mimari anlayışıyla hayal etmiştir.
Yanlış Bilinenler
Yanlış: Babil Kulesi tamamen uydurmadır ve Babil’de büyük kule yoktu.
Doğrusu: Babil’de Etemenanki adlı dev bir ziggurat gerçekten vardı.
Yanlış: Etemenanki’nin tamamı bugün ayakta.
Doğrusu: Yapının yalnızca temel ve arkeolojik izleri kalmıştır.
Yanlış: Nebukadnezar Babil Kulesi’ni sıfırdan yaptı.
Doğrusu: Yapı daha eskiydi; Yeni Babil döneminde büyük ölçüde yenilendi.
Yanlış: Arkeologlar dillerin burada karıştığını kanıtladı.
Doğrusu: Böyle bir arkeolojik veya dilbilimsel kanıt yoktur.
Yanlış: Bruegel’in Babil Kulesi tablosu gerçek kulenin görüntüsüdür.
Doğrusu: Sanatçının binlerce yıl sonra yaptığı hayali bir tasvirdir.
Kronoloji
Sonuç: Efsanenin Arkasında Gerçek Bir Kule Vardı
Babil Kulesi meselesinde en ilginç sonuç şudur:
Hikâyenin bütün ayrıntılarını doğrulayamıyoruz, fakat hikâyenin arkasında gerçekten dev bir Babil kulesi bulunuyordu.
Etemenanki, düz Mezopotamya ovasının ortasında yükselen, dini ve siyasi gücü simgeleyen olağanüstü bir yapıydı.
Babil’i gören veya şehir hakkında hikâyeler duyan toplumların bu yapıyı unutması zordu.
Bu nedenle Babil Kulesi anlatısı, tarih ile teolojinin ve gerçek anıt ile edebi hafızanın kesiştiği en dikkat çekici örneklerden biridir.
- Nuh Tufanı Gerçek mi?
- Gılgamış Destanı Nedir?
- Babil'in Asma Bahçeleri Gerçek miydi?
- Hammurabi Kanunları İlk Kanunlar mı?